Ceres Asteroidine Kısa Bir Bakış

Ceres Asteroidine Kısa Bir Bakış Merhaba sevgili arkadaşlar ben Turkonaut 950 kilometrelik çapıyla Ceres Asteroit kuşağındaki hem kütle hem de hacim açısından en büyük ve cüce gezegenlerden güneşe en yakın olanıdır. 19. Yüzyılın ilk çeyreğinde İtalyan Astronom Giuseppe Piazzi Tarafından İtalya’nın Palermo Şehrinde Keşfedildi. Piazzi karşılaştığı bu gök cismini ilk incelemelerinde kuyruklu yıldız olarak algılamışsa da uzun ve ayrıntılı araştırmaları sonucu güneş etrafındaki dönüşünü 4 yılda tamamlayan bir gezegen olduğunu fark etti. Uluslararası astronomi birliğince kabul edilen ismini mitolojide İtalyan adası Sicilya’nın koruyucu kadın tanrısı Ceres’ den almaktadır. İlk keşfedilen asteroid olduğu için bazı durumlarda bir numara olarak da isimlendirilmiştir. Asteroid kuşağının toplam kütlesinin %32’sini içeren Ceres, küresel bir biçime sahip yüzeyinde su buzu, karbonat, kil gibi çeşitli hidratlı mineraller keşfedilmiştir. Taşlaşmış kaya çekirdek ve onu saran manto yüzeyi ile diğer asteroidlerden ilginç bir yapısı var. Yüzeyinde en az 4 milyon yıllık genç bir kriovolkanın keşfedilmesi ile çekirdeğinin tamamen soğumadığı ve halen yüzey altında sıvı sudan oluşan bir okyanus olma ihtimali bulunmaktadır. Ancak 2015 yılında DAWN uzay aracının yüzeyi daha ayrıntılı bir şekilde araştırmasıyla yüzeyinin altında okyanus değil soğuk çamur olduğu anlaşılmıştır. Gezegende kaydedilen en yüksek sıcaklık -38 santigrat derecedir. Ceres ’in kütlesinin diğer asteroidlerin kütlesinden fazla oluşu küresel bir biçiminin yanında amonyak gibi hafif ve organik elementleri barındırması karşısında astronomlar güneş sisteminin ilk oluştuğu dönemlerde Jüpiter’in zamanla güneş sisteminin dış yörüngelere geçişi sonucu Kuiper kuşağındaki gök cisimlerinin yörüngesel düzlemlerini bozarak bu kuşaktaki gök cismi olan Ceres’i zamanla buraya savurduğu teorisini ileri sürmektedirler. Aynı şekilde yüzeyinde bulunan su buzu, amonyak ve sülfat maddelerinin iç güneş sisteminde bulunmamasından dolayı bir dış güneş sistemi üyesi olduğu teorisini daha da kanıtlar niteliktedir. Bu tarz gezegenlerin kütlesi yeteri miktarda fazla olmadığından dolayı ağır maddeler merkeze hafif maddeler yüzeye çıkamamıştır. Dolayısıyla yüzeyde bol miktarda karbon izlerine rastlamak mümkün. 1980’e kadar güneş sisteminin marstan sonra beşinci gezegeni olarak sayılıyordu 1977 yılında 2060 chiron adlı Kuiper nesnesinin keşfedilmesi ile bu tarz küçük kütleli gezegenlerin statüsü tartışılmaya başlandı. 1990’lı ve 2000’li yıllarda kütlece en büyük cüce gezegen Eris’in keşfedilmesiyle Plüton’un ana gezegenlikten azledilmesine neden olunca Makemake, Sedna ve diğer Kuiper objelerinin keşfiyle birlikte 2007 yılı uluslararası astronomi birliği Eris ve diğer Kuiper objelerini Plüton benzeri cisimler, bir diğer ifade ile Cüce Gezegenler olarak sınıflandırdı dolayısıyla cüce gezegen Ceres de bu sınıflandırmadan nasibini aldı. Sizlere bir örnek verecek olursak ceres uydumuz aydan bile kat kat küçük bir gök cismidir. Yine de bir kısım fütüristlere göre insanlı gelecekte asteroid madenciliği için bir merkez üs haline gelebilir, hatta gelişen teknoloji sayesinde belki de yüzeyinde yaşama elverişli bir ortam oluşturulabilir. Şimdilik ceres ile ilgili araştırmalarımız bu kadar, diğer videolarım için turkonaut adlı kanalıma abone olabilir ve bildirim zilini açabilirsiniz.
Bu yazıyı Uzayın enleri adlı kitabımda bulabilirsiniz ayrıca Bilimkurgu ve uzay alanında yazmış olduğum çalışmalara Google playden kitap halinde internet sitemden de yazı halinde ulaşabilirsiniz. Açıklama kısmında paylaşacağım link üzerinden inceleyebilirsiniz. Aynı şekilde bu videoda kullandığım dijital kaynaklara internet sitemden ulaşabilirsiniz. Bunların yanında şair yazar Abdullah kundakçı ile birlikte Marsa giden Öncüler adlı kitabımız tamamlanmış olup tahmini ay sonu siz değerli okuyucularımız ve izleyicilerimizle buluşacaktır. Videomu izlediğiniz için teşekkürler Ben Turkonaut selamlar.

yazının kaynağı: Kuiper Kuşağı Ve Güneş Sisteminin Cüce Gezegenleri adlı yazımızda


Yorum Gönderme

0 Yorumlar