Kaza Bilimkurgu


(Kardeşim Timur Yüksel anısına)
32 yıl sonra yani geçen yıl parçalanmadan önce otuz bininci mesajını gönderdi,
Yaşıyoruz……
Şimdi onun için yola çıkıyoruz, yolumuz uzun, , korkmuyoruz çünkü geleceğimiz yıldızlar kadar parlak,  dolunayın izini takip ediyoruz. Karanlıklar merakları doğurur, meraklar ise yeni keşifleri.  
Medeniyetin kurulduğu günden bu yana Binlerce yıldır insanlar hep merak ediyordu onları, kimileri daha yakın olmak için zigguratlar inşa etti, kimileri onlara taptı, kimileri de ulaşmak için canlarını ortaya koydular, bundan 32 yıl önce gönderilen bulut-a dış gezegen uzay sondası bize en yakın yıldız olan proxima sisteminde 2 yıl boyunca yakın incelemeler yaptı, birçok su dünyaları keşfetti,  ardından 26 yıl sonra Terrapist sistemine ulaştı, yaşama dair milyonlarca veri, binlerce fotoğraf çekti ve hareketli doğal olmayan nesneler keşfetti. Artık dış güneş sistemine insanlı yolculuğun zamanı gelmiş görünüyordu, mutlaka gidilmesi öngörülüyordu fakat bazı yöneticiler ve seçilmiş astronotlar bu konuda isteksizdi, tutarsız nedenlerle karşı çıkıyorlardı, sanki dünya tarihimizde ikinci bir orta çağı yaşıyorduk, bu yüzden yıldız gemisi projemiz 5 yıl ertelendi, uzun uğraşlar meraklı istekler ve iş adamlarının başarılı girişimleri neticesinde tekrar düğmeye basıldı büyük ve pahalı bir uzay gemisi inşa edilmesine karar verildi, üretim aşamasında birkaç isteksiz mühendis yüzünden kalkanlar yeterli seviyede dizayn edilemedi, yolculuğa hazırlanan bir kısım astronotlar daha hazırlık aşamasında türlü bahaneler ileri sürerek binlerce lira tazminat ödemeye razı gelip görevlerinden istifa ettiler. Olsun, her şeye rağmen umudumuzu yitirmemiştik, astronot olmak ve yıldızların ötesine gitmeyi isteyen binlerce insanımız varken birkaç pimpirikli astronota ne ihtiyacımız vardı ki, uzun ve yorucu bir hazırlığın ardından 300 kişilik bir mürettebat kadromuz oluştu, 21 Mart sabahı o tarihi an başladı,
Usulen;
10, 9, 8, 7, … 3,2,1 0
Uzay aracı hareket etmeye başladı,
300 mürettebatıyla zeybek uzay gemisi havalandı, astronotlar dünya yörüngesinde son kez yakınlarıyla vedalaştırılıp beta uykusuna yatırıldılar, bilinçaltı programlama teknolojisi sayesinde yolculuk aşamasında dahi eğitimlerinde devam ettiler. Sanal gerçeklik animasyonları sayesinde birçok şeyi öğrendiler.
Her şey güzel gidiyordu görünürde bir sorun yoktu ta ki 3 yıl sonra proxima sistemi yakınlarında zeybek uzaygemisi, bir kuyrukluyıldız ile çarpıştı ve büyük bir yolsuzluğun foyası ortaya çıkmış oldu, geminin isteksizce gelişi güzel üretilmiş kalkanları yeterince etkili olamadı, 300 kişilik mürettebat daha yolun yarısına gelmeden sorunlar başladı,
Gemide tehlike sinyalleri verildi, uykudan uyandırılan insanlar doğruca acil toplanma alanına sevk edildiler, dünyaya bir mesaj yollandı, kaza yaptık…
Haber dünyaya ulaştırıldığında kıyametler koptu, çözüm bulmak yerine zeybeği üreten şirketlerin yöneticileri bu bahaneyle göz altına alındılar, medya da bin bir türlü yaygara kopardılar, bir süre sonra bazı hukukçu ve insan hakları savunucuları bu duruma sessiz kalamayıp göz altına alınan CEO’ların göz altına alınmaması, durumu ancak tekrar bu kişilerin düzeltebileceği gerektiğini ileri sürse de yeterli desteği alamayınca bir sonuç vermedi
Soruşturmada asıl suçluların kim olduğu öğrenilse dahi, gizli tutuldu.  
Bu arada zeybek uzay gemisinde kaza zayiatı tespit edilmeye başlandı,
İçme suyu tankının %65, oksijen ünitesinin ise %50’si kullanılamaz durumdaydı.
 Ne yapılmalıydı ki bu durumda, yardım için dünyadan yola çıkılsa dahi 3 yıldan aşağı varamazdı,
Zeybeğin ana kaptanları bir araya gelip hem korunma hem de sığınma açısından yüzeyinde su bulunduran bir gezegene iniş yapma kararı verdiler, tabi bundan önce birçok tartışma yaşandı ve öneriler ileri sürüldü,
Yakınlarda daha önce keşif yapmış uzay sondalarının verileri incelendikten sonra en uygun yerin proxima-c adlı bir cüce yıldıza bağlı kayalık su dünyası olan delta-g’nin en uygun yer olduğu karar verildi, gemi motorları tekrar çalıştırıldı ve delta-g’ye doğru yola çıktılar.
Dünyada ise bazı gelişmeler yaşandı, 1 yıl boyunca süren hukuk mücadeleleri sonucunda zeybeği üreten şirket patronların gözaltında tutulmasının bir gereği olmadığı, adli kontrol kararıyla serbest bırakılması gerektiği kararı verildi. Ardından yeni bir uzay gemisi yapım aşamasına geçildi, bu uzay gemisini üretirken içerisine gizlice yedek küçük bir uzay mekiği de yerleştirildi, hedeflenen şey yarı yolda mahsur kalan mürettebat eğer sağ salim kurtarıldığı takdirde isterlerse tekrar Terrapist’e gidebilecek, filika ile de kurtarma ekibi tekrar dünyaya gönderilecekti,
            Zeybek ekibi sağ salim delta-g’ye vardılar, gezegende daha önce tespit edilen büyük bir mağarayı korunaklı hale getirdikten sonra buraya yerleştiler, tabi orada da boş durmadılar, gezegende ve sistemde çeşitli araştırmalar da yapmaya başladılar, ta ki kurtarma gemisi gelinceye kadar,
3 ay sonra ikinci gemi tamamlandı, ona da zeybek-2 ismi verildi, suçlanan CEO’lar gezegendeki aşırı bağnaz baskılardan kurtulmak için gizlice gemiye yerleşerek yola çıktılar, ardından 3 yıl sonra delta g’ye ulaşıp, planlandığı gibi zeybek-2 aracıyla tekrar Terrapist’e doğru yola çıktılar.
Şimdilik bu kadar tabi bu hikâye geliştirilecektir. Marsa giden öncüler adlı roman çalışmamız tamamlanmıştır satın alma linki açıklama kısmından paylaşılacaktır. Ben Turkonaut saygılar.


Yorum Gönderme

0 Yorumlar